
Antik Yunan düşüncesinde iki figür karşı karşıya gelir: Herakleitos ve Demokritos.
İkisi de dünyanın iç yüzüne, insan doğasının inişli çıkışlı derinliğine bakabilen filozoflardı.
Ama aynı gerçekle karşılaştıklarında verdikleri tepkiler birbirinden uzaktı.
Heraklitos ağlamaktan vazgeçmedi. Demokritos ise gülmeyi bırakmadı.
Ama Demokritos’un bu gülüşü, bir saflığın ya da yüzeysel iyimserliğin ürünü değildi.
Hayatı pembe gözlüklerle süslemeye çalışanlardan da değildi.
Tam tersine, her şeyin farkındaydı.
İnsanların tutarsızlıklarının, kötülüklerin, anlamsız savaşların, bitmek bilmeyen arzuların ve kaçınılmaz ölümlerin…
Gülümsemekten vazgeçmiyordu çünkü neşeli keder denilen ince yaşam sanatını benimsemişti. Acının bilgisiyle gülümseyebilmenin; hayatın ağırlığını taşırken hafif kalabilmenin yolunu…
Demokritos karanlığı bastırmadı. Onu içselleştirirdi.
Hayatın temel tonunun karanlık olduğunu bilir, onu zihninde büyütmeden varlığını tanırdı.
Çünkü karanlıkla sürekli savaşmak değil; onu anlamak, onunla birlikte yürüyebilmekti asıl maharet.
Hayret etmiyordu. Çünkü gerçekliğe sınırsız alan tanıyan biri, artık kolay kolay hayal kırıklığına uğrayamazdı. Kırılganlığın doğasını anlayan bir zihin, her sarsıntıda yeniden yıkılmazdı.
Neşeli keder, beklentiyi törpüleyerek minnettarlığı derinleştirir. Çünkü zihninde sürekli bir karanlık arka plan barındıran kişi, onunla tezat oluşturan her şeyi daha derin bir takdirle karşılar.
Mesela kendisini gerçekten anlayan biriyle karşılaştığında, önce hayret eder, sonra derin bir sevinç duyar
Her insanın birine zarar verme planı olmadığını hayretle fark eder.
Hiç tanımadığı birinin sokakta yol vermesi, gününün yükünü hafifletir.
Sokaktaki hayvanları seven, koruyan birine denk geldiğinde, içi ısınır, günü güzelleşir.
Neşeli keder, hayatın ağırlığı altında ezilmeden yaşayabilmek için geliştirilmiş bir tutumdur.
İyimserliğin tükenip, kötümserliğin işe yaramadığı noktada ortaya çıkar.
Dünya düzensiz ve çoğu zaman zalim olabilir.
Ama tüm bunlara rağmen, insan zihni bir denge kurabilir.
Belki de artık ihtiyacımız olan şey tam olarak budur.

Bir yanıt yazın